Köyde Çocuk Olmak

Halil İbrahim ŞAHİN

Yazarın şu ana kadar yazılmış 11 makalesi bulunuyor.

Köyde bizim çocukluğumuz çok güzel geçmişti, çocukluk aslında her zaman güzeldir. Köyde çocuklar için zamanın en güzel anları sonbahar ile bahar mevsimidir.  Yazın köyde işler çok fazla olduğundan çocuklar ya tarlada çalışmak ya da birkaç hayvanın ardında çobanlık yapmak zorundadır. Sonbahar kış ve kısmen baharda işler fazla olmadığından dolayı çocuklara bol bol oyun oynama zamanı olurdu.

Bizim çocukluğumuzda köyde televizyon denilen illet alet olmadığından dolayı çocuklar gece yarısına kadar oyun oynarlardı. Yorulmak nedir bilmeden, bıkmadan usanmadan bitmeyen enerjiyle sabahtan akşama kadar oyun oynardık.

Hemen hemen her mevsimin oyunu farklıydı, mesela sonbaharda daha çok “NODA” oyunu oynardık, Noda oyunu bilmeyenler için.  “Düz ve büyük bir kaya parçasının üzerine yuvarlak bir taş konulur, oyuncular bu taşı elinde bulunan daha büyük bir taşla yuvarlak taş parçasını düşürmeye çalışır, düşürmeden yakalarsa ebe olur.  Yani çoban olur düşürürse oyun devam eder.”  Sonbaharda en çok oynadığımız oyun buydu bunun yanınsa “sombili”  (sobe) ceryan geçti, met deynek, yakar top, futbol, kör ebe gibi burada sayamadığım birçok oyun oynanırdı.

Kışın en fazla kızak kayılırdı, killik üstü ve kıran en fazla kızak kayılan yerler arasında olurdu. Kışın evlerin için oynan oyunlar olurdu, kim vurdu, el el üstünde kimin eli var, yüzük oyunu, gibi birçok oyun evlerin içinde oynanırdı. Kışların vaz geçilmezlerinden biriside bilmece sormak ve masal dinlemekti. Büyüklerin masal anlatmalarını veya cenk hikâyeleri bizleri mest ederdi. Baharda en fazla oynanan oyun gömmeli çelik oynamaktı, çevre bahçelerin ve tarlaların içinde oynadığımız bu oyun çok zevkli olurdu, tabi bu arada oyun oynanan tarlanın vay haline.

Eskiden köyde çocukluk ilkokulu bitirene kadardı bu zaman içinde ne kadar çocukluktan nasiplendiyseniz bununla kalırdınız, ilkokuldan sonra mutlaka bir işin başına geçirirler bundan sonra oyun ancak kaçamaklarla yapılabilen bir şeydi.

Ama her şeye rağmen çocukluk çok güzeldi yoksulluğa, fakirliğe rağmen yavan ekmek yemek bile insana lezzet verirdi. Hele yufka ekmeğinin arasına Haşaş yağı döküp içine de bir avuç şeker ektinmi senden bahtiyarı yok kebap halt etmiş.

Eski çocuklar belki bizden öncekiler daha da kanaatkârlardı ama bizde birçok konuda küçük şeylerle mutlu olan, bir lastik çizme alındığında sevinen, bir kazağımız olduğunda onunla yatan bir nesildik. Bu günler belki yokluktu gariplikti ama her şeyiyle güzeldi o günleri özlemiyorum desem yalan olur.

Şimdilerde çocuklar, televizyonun karşısından kalkıp oyun bile oynayamıyorlar, oyunlar sanal, sevgiler sanal, lezzetler sanal, maalesef çocukların sosyal hayatı ve arkadaşlık ortamı bile sanal, inşallah gençlerimiz geçmişini unutmadan özünü kaybetmeden teknoloji ile barışık bilimin ve teknolojinin zirvelerine ulaşırlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi:
gaziantep escortsex shop