Helal Dairesi Geniştir, Keyfe Kâfidir; Haram Daireye Girmeye Hiç Gerek Yoktur

Ali HANLI

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Merhaba Sevgili Dostlar

Bu hafta sizlerle çok önemli bir konuyu paylaşacağım. Bu konu hayat boyu işlense, hayat boyu anlatılsa değer.

Geçenlerde bir davet üzerine özel bir nişan törenine katıldım.  Akşam kız evine vardığımda oğlan evinden gelen misafirlerle tanıştım. Kendileri İstanbul’dan gelmişlerdi. Yüzlerinden,  davranışlarından anladığım kadarı ile cemaat ehli,  dindar insanlar olduklarını gördüm. Kız tarafı da cemaat ehli Allah’ını, Peygamberini bilen insanlardı.  Ayrıca nişanlanan genç kızımız İmam Hatip Lisesinde okuyordu.   Kimsenin dindarlığını sorgulamak haddimiz değil tabi ki,  ancak iki tarafında en azından dindar göründüğünü söyleyebilirim.

Şimdi gelelim esas meseleye. Nişan; yemekti,  çaydı,  gençler için yapılan dua idi derken başladı. Nişan töreninde,  ikisi imam olmak üzere üç tane hoca vardı.

Orta yaş erkekler oturma odasına geçti. İçeride hem çay içiyor hem de sohbetler ediyorduk.  Kızın ve damadın babası ara sıra yanımızda oturuyor ara sıra dışarı çıkıyorlardı. Şimdiye kadar her şey normal gidiyordu. Derken kızın babası dedi ki:  ‘’Sağ olsun mahallenin çalgıcısı filan kişi ben sizin nişanda çalarım’’ dedi. ‘’ Şimdi gençler eğlenecek.’’  O sırada müzikli eğlence başladı. Müzik aleti tam da koridorda bizim oturduğumuz odanın kapısının ağzına konmuştu.  Ancak müzik o kadar yüksek o kadar gürültülü idi ki kapı açıldığı anda müzik sesi;   içeride bomba etkisi yapıyor,  kulaklarımızı tırmalıyordu.  İçeride insanların dudaklarında dualar kıpırdanmada,  nurani yüzler huzur soluklamada; dışarıda ise bağırış çığırış o biçim.  İçeride emekli bir beyefendi gayet samimane bilmediklerini hocalara soruyordu. Ancak gürültünün dozu o kadar kaçmıştı ki her söylenileni anlamak için insanların birbirlerine yaklaşmaları gerekiyordu.  Ve benim de;  anlatılanları duyamadıkça,  anlayamadıkça, gürültünün bağırış çağrışmaların da etkisi ile kafam ağrımaya başladı. Kendi kendime bu ne garip bir durum diye düşündüm. Bir tarafta Allah, Kuran diyeceksiniz,  diğer tarafta helal dairenin dışına taşan, kalpleri zedeleyen eğlence… Daba daba duuuuu gibi anlamsız nağmeler. Bir ara hocanın yanına yaklaştım. Hocam bu nasıl bir durum, keşke herkes bu sohbetlerimizden yararlansa, dışarıdaki gençlerimiz de helal dairede eğlense yok mu bunun çaresi diye düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım. Hoca da;  olmuyor, çünkü bazen toplum bir rüzgâra kapılıyor ki, rüzgâr alıp götürüyor onları dedi.

O an benim aklımdan aynen şunlar geçti.  Tamam, toplum bir rüzgâra kapılıyor olabilir. Ancak rüzgâr var, rüzgâr var. Rüzgâr eser güneyden, Mekke’den Medine’den, ılık ılık,  tüm ruhumuzu sarar. Gönülleri hoş eder insanları birbirine yaklaştırır. Rüzgâr eser,  batıdan haşin ve sert, insanlarımızın ruhunu karartır, maneviyatı yok eder, harama kapı aralar.

O halde bize düşen belki gerçeklerden kaçmak yerine insanlara ufuk açmak,   belki sadece insanlara yön vermek onlara alternatif düşünceler üretmek diye uzun uzun düşündüm.

Ve düğünlerimizi şöyle bir hayal ettim. Ne de garipti. En dindar sandığımız insanlar bile bazen haram,  helal daire ayırımına varamıyor. Pek çok harama kapı aralıyorlardı. Oysa evlilik kutsal bir müessese idi ve bunun temeli de yine helal dairede atılmalıydı.

Daba daba duuuu gibi acayip nağmeler, acayip sözlerle,  hatta müstehcen şarkılarla eğlenmek yerine bizler bu tip programlarımızı kendimize has ilahiler marşlar salavatlar ezgilerle helal dairede yapsak daha uygun düşmez mi?

Asrın Âlimi diyor ki: Helal daire geniştir,  keyfe kâfidir, harama girmeye hiç gerek yoktur.

Hakikaten öyle günümüzde insanlar istedikten sonra helal dairede çok güzel programlar, düğünler, nişanlar, eğlenceler yapabilir. Artık neredeyse Uşakta yapılan düğünlerin beşte biri tasavvuf musikisi ekipleri ile yapılmakta.

Örnek veriyorum geçenlerde gene ahlaki yapılarını sorgulayamayacağım bir aile öyle bir nişan yaptı ki görmeniz gerek.  Nişan için Uşak’tan Gökkuşağı Tasavvuf Grubunu çağırmışlar.

Çok güzel ilahiler, ezgiler, dualarla çok keyifli çok anlamlı bir nişan oldu. Cami imamı gençleri böyle bir nişan töreni düzenledikleri için tebrik etti. Hiçbir kimsede arkasını dönüp bu neden böyle demedi. Çünkü Allah’ın izni ile kutsal bir yuvanın temeli aynı şekilde manevi bir atmosfer içerisinde helal dairede dualarla, salavatı Şerifelerle, atıldı. Şimdilerde öğrendim ki bu gençler düğünlerini de aynı şekilde tasavvuf grubu ile yapacaklarmış.

Ne mutlu bu gençlere

Şimdi isteyen herkes elini vicdanına koysun ve doğruyu eğriyi tartsın… nefsimizin hoşuna gidecek ancak  harama kapı aralayacak Allah’ın hoşnutluğundan uzaklaştıracak bir düğün dernek mi istiyoruz yoksa helal dairede Allah’ın rızasını kazandıracak dünya ve ahiret saadeti getirecek  bir faaliyet içinde olmak istiyoruz… İrade sizin, tercihinizi engin vicdanlarınıza havale ediyorum.

Eğer bu tip helal dairede programlar için desteğe ihtiyacınız olursa lütfen şöyle bir sağınıza solunuza bakın mutlaka birileri size yardımcı olacaktır…

Yeter ki niyetiniz hayır olsun inşallah…

Ali HANLI 15-02-2015

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi:
gaziantep escortgaziantep escort bayangaziantep escortankara rus escort