|
Bizim oralarda Kış...
Adam boyu kar yağardı eskiden,
Buzlar sallanırdı
Toprak damlı evlerin saçaklarından
Mızrak gibi...
Nineler kurt masalları anlatırdı torunlarına
Karanlık geceleri ocak başında,
Titrek kandiller yanardı Ocak başında...
Aç kurtlar dizilirdi tepelere,
Köpekler havlaşırdı arkalarından.
elleri çatlardı çocukların
Kar topu oynamaktan,kardan adam yapmaktan.
Bakır zinili sofralar kurulurdu ortaya,
Herkes aynı çorba kabına sallardı tahta kaşığını,
Herkes aynı tastan içerdi suyunu...
Bir hanede en az on onbeş kişi yaşardı,
Kimse söz etmezdi ayrılıktan yana.
Büyük küçüğünü sever,
Küçük büyüğünü sayardı.
'Öf'bile demezdi gelin kaynanasına
Saygılıydı o zamanki insanlar...
Sokak Başlarına,eğri şapkalı,
Kaytan bıyıklı delikanlılar dizilir
Mendil sallarlardı
Çeşmeye giden kızların arkasından...
Yedi başlı dev, Hikayeleri' okunurdu köy odalarında
Kocaman mangalın başına üşüşürdü dedeler.
'Çavuş Dede yeniden yaşardı Yörük kıran kışını,
'Dilli Halil dede anlatır Yunan'ın kaçışını...
Kandil ışığında geçerdi hep geceler,
Gelinler kazak örer,ip bükerdi nineler.
Bir başka dertli tüterdi o zamanlar
Bizim oralarda bacalar...
|
Köy
Hasreti...
Köy Hasreti, bizi yer, yer bitirir
Bu ayrılık acı hüzün getirir
Köy özlemi gençliğimi götürür
Anamı Babamı Sizi özledim
Bahar gelir, tarlalara giderdik
Sevinçten çocuklar bayram ederdik
Yaz gelince, çayırları biçerdik.
Yoncayı, efeği, gülü özledim
Düver Deresinde yayılır atlar
Sürüye saldırır bazen, aç kurtlar
Kaplamış dağları, diz boyu otlar
Mor menekşe, sümbülleri özledim
Sabah erken, dağa taşa giderdik
Güneş batımıyla eve dönerdik
Bir haranı çorbayı, tez elden yerdik
Keşkeği, bulguru, aş’ı özledim
Guzyakada orak, tırpan sallardık
Deste yapar, tırmıklarla toplardık
Bir an evvel bitsin diye çatlardık
Eve giden yollarını özledim
Buğdayları Harman için sererdik
Harmanları Düven İle döverdik
Dövülen harmanı tınas yapardık
Döveni Öküzü, atı özledim
Yaz gelince Meyve sebze bol olur
Yazın asfalt bile tozlu yol olur
Kuruyunca otlar çayır, çöl olur
Bostanı, Bahçeyi Bağı, özledim
Dombalakta, tırpancılar dizilir
Çayırlarda ne de güzel gezilir
Kağnılar yola, sıra sıra dizilir
Kağnıların çayırtısını özledim
Bu özlem maziye, bu özlem “öz”e
Bu özlem herkes’te ne hacet söze
Birkaç kelam ettim gönülden size
Muhabbeti, Sohbeti Sizi özledim
Cuma Şahin
|
Geçmişe
Özlem, zaman’a Sitem
Hey gidi Dola köyüm hey
Sen hala duruyor musun yerinde?
Kimler geldi…
Kimler geçti…
Kimler eğleşti üzerinde…
Banaz’ın en bereketli
En vukuatlı köyüydün bir zamanlar
Şimdi ne adını bilen var
Ne gidip gelen var
Nice yiğitler türedi bağrında
Ömrünün baharında…
Sen hala duruyor musun yerinde?
Bir bak;
Bugün kimler kaldı üzerinde
Nerede taka veliler sülalesi?
Nerede eciler?
Nerede Çallılar?
Nerede zabitler?
Susma cevap ver hadi
Nerede gökahmetler?
Nerede şahanlar?
Nerede toklular?
Nerede hastalar?
Giden çoktan gitti
Kalanlar darmadağın oldu
İmamesi kopmuş tesbih misali
Hey gidi dola köyüm hey
Sırtını verip bir tepeye
Sen hala duruyor musun yerinde
Bir say;
Kaç insan yaşıyor üzerinde
Vaktiyle meydan okuduğun köyler
Bugün topraklarını alıyor bir, bir,
Hakkını savunacak muhtarın bile yok
Nerede tıpır Mehmet, Nerede deli Halil?
Akkuşu tanıyanlar dahi çok kalil…
Hey gidi dola köyüm hey
Sen hala duruyor musun yerinde
Bu aralar biz yaşıyoruz üzerinde
Gamlı yüreklerle
Geçmişin acı tatlı hatıraları
Yaşlı gözlerle
Belli belirsiz siluetler kaldı
Hastaların Süleyman da gitti
Şahanların Ramazan da gitti
Dağlarında yaz kış demeden
Hayvanlarını otlatan
Yılların eskitemediği
O’ köklü çınar Yörük Hasan da gitti
Gitti Allah gitti
Gidebilen gitti, kalanlar gün sayıyor
Tavuğun suyunun suyu misali
Şimdi biz çıktık tarih sahnesine
Yok, dola köyüm yok
Bize anlatılan günlerin tadı yok artık
Eskiden yollar daha uzunmuş
Günlerce, haftalarca sürermiş yolculuklar
Ama insanlar gider gelirmiş ara sıra
Şimdi birbirini arayan yok soran yok
Kapı komşusuna gitmeyen insan
Senin yüzüne bakar mı hiç?
Yok, dola köyüm yok
Seninde eski tadın yok
Belli ki sende bize dargınsın
Sende kırgınsın, bırakıp gittin diye
Gene de sen fazla kızma
Büyüklük sende kalsın
Vademiz dolup da geldiğimizde
Sımsıkı sar bizi toprağına
Gurbette koyma
Bırakma bizi
Yabancı toprakların insafına
Hasan Âşık |
YAZITEPE KÖYÜ
Yağmur yağsa çamur olur her yerin
Ağustos da kurur dökülür derin
Zemheri de söner gider de ferin
Isıtır ilk güneş, Şubatta seni
Tepeler çevirmiş dört bir yanını
Eziklik hissetme, sıkma canını
Pek bilmese de adını sanını
Esen rüzgâr anar, uzakta seni
Kavrulur yürekler hasretle ağlar
Özlemin bizleri kendine bağlar
Yol bulur geliriz, tutamaz dağlar
Üzmeyiz ey köyüm, hayatta seni
Hasan Âşık
Ben eski yazıtepeyi özledim
Bitmiş midir bağ yerinin eriği
Gitmiş midir dombalağın yörüğü
Duruyor mu demirci hasanın körüğü
Ben eski yazıtepeyi özledim
Kalkmış mıdır pehlivanın öküzü
Sönmüş müdür şahan oğlunun löküsü
Duruyor mu dibeklerin tokusu
Ben eski yazıtepeyi özledim
Sayılıyor mu misafirin hatırı
Duruyor mu erenlerin yatırı
Vurmuş mudur koca Mehmet katırı
Ben eski yazıtepeyi özledim
Abbas oğlu bakıyor mu odaya
Kirli Mehmet kızıyor mu şadaya
Kızlar suya gidiyor mu adaya
Ben eski yazıtepeyi özledim
Deli kemal topluyor mu seymeni
Duruyor mu molla Ahmet’in değirmeni
Güdüyor mu uzun Ali hayvanı
Ben eski yazıtepeyi özledim
Şeker aba yapıyor mu karığı
Herikaydı cincilinin sarığı
Duruyor mu çakıcının çarığı
Ben eski yazıtepeyi özledim
Yine millet gidiyor mu camiye
Çavuş dayı çekiyor mu enfiye
En güzel günler o günler yine
Ben eski yazıtepeyi özledim
Kamil şahin
YAZITEPEM
Bir tarafı ahır dağı
Bir tarafı bulkaz dağı
Koca dağı sarmış ağı
Ne güzeldir tereyağı
Benim güzel Yazıtepem
Elekçisi dombalağı
Evlerinin cumbaları
Duvarda lambaları
Ne güzeldir Yazıtepem
Palamudu pelit'iyle
Düğünlerde tirit'iyle
Atlarıyla ciritçiyle
Ne güzeldir Yazıtepem
Güzel kızlar kilim dokur
Sanki benim derdim okur
Sofralardan kalkmış bakır
Ne güzeldir Yazıtepem
Yoğurduyla ayranıyla
Odalarda bayramıyla
Düğünüyle seyranıyla
Ne güzeldir Yazıtepem
Kamil Şahin |
ÖZLEDİM
Zenginler giyerdi haki kumaşı
Boğazımıza asardık ekmek torbası
Ne tatlı yerdik tarhana çorbası
Ben bizim oraları özledim
Güzel olur bizim köyün kilimi
Kavacığın kavun karpuz dilimi
Elleri koynunda Yörük gelini
Ben bizim oraları özledim
Genç kızları evde oya örerdi
Delikanlıları doğda çift sürerdi
İhtiyarlar evde yufka dürerdi
Ben bizim oraları özledim
Güzel yapılırdı gelinlerin başı
Düğünlerde yerdik keşkek aşı
Seymeni toplardı delikanlı başı
Ben bizim oraları özledim
Atlardık tarlamızın taşını
Anam pişirirdi bulgur aşını
Çok özledim köyümüzün kışını
Ben bizim oraları özledim
Kâmilin çektiği sıla hasreti
Rabbim nasip etmiş bize gurbeti
Emekli olduk yine bitmesi
Ben bizim oraları özledim
Kamil Şahin |
Unutmadım
Ağaçtan oyarlar kara kovanı
Öküze takarlar ağaç düveni
Şibit ekmeğine taze soğanı
Dürüp yediğimi hiç unutmadım
Kapçıktan dokurlardı hasırı
Bulunmazmış kadı kızının kusuru
Meşe közünün üstünde taze mısırı
Ütüp yediğimi hiç unutmadım
Meşur olur cangaranın kavunu
Top yapardık öküzlerin tüyünü
Ormandaki çakıcı çeşmesinin suyunu
Çöküp içtiğimi hiç unutmadım
Dimdik durur elekçinin bayırı
Meşhurdur yatıoğlunun çayırı
Fakirlere yaparlardı hayırı
Ben o günleri hiç unutmadım
Acayipti ayşe çeşmesinin kurması
Koyak öterdi akıbatoğlunun zurnası
Tatlı olurdu ebemin ilebada sarması
Ben o günleri hiç unutmadım
Kamil şahin
|
Ne Guzel
di Eskiden Koyde Cocukluk
Ne Guzel di Eskiden Köyde Çocukluk Anıları
Traktor Yoktu Okuzlerle Surerdik Tarlalari
Valla Ne Yalan Deyım Ozledim O Eski Gunleri
Bitsinde Bu Gurbet Donem Koyum Yazitepeye
Seherli Olmak İcin Koyden Hep Kactık
Simdide Seherden Sıkılıp İplere Dolastık
Valla Gurur Yaptık Derdimizi İcimize attık
Bitsinde Bu Gurbet Donem Yazitepeme
Bubam Derdi Hep Koyde Ac Kalsan Komsun Yetisir
Kuru Sogan Fasulye Asi Tarhana Pisirir
Burda Herkes Abi Amca Dayi Herkes Birdir
Bitsin Bu Gurbet Donem Yazitepeme
Size Soylerim Dostlar Bu Sozlerime Gulmeyin
Sozlerim Nacizdir Gelin Beni Dinleyin
Bu Yaziyi Yazan Namı Deger [Kara]Siz Bunu Bilin
Sizinde Bu Sitede Mesajlarinizi Beklerim
By_Kara |
yazıtepe......
yazıtepe,ayrı bir diyardır
tüm,köyler içerisinde
hep bahar,havası var
neşeli,insanları ile
güzelim,yazıtepe köyü
...........................
yeşillikler içerisindedir
her taraf,cennet gibi
gönüllerdedir insanın,hayali
misal-icennet,yazıtepe köyü
..............................
benim köyüm farklıdır,köylerden
görmeye gelirler kentten,şehirden
gelen gitmek istemez,buradan
canım,güzel yazıtepe köyü
.................................
"çelik abi" söyledi sözü
yazıtepe banaz ımın gözü
köylülerin,doğruluktur özü
sevilir,güzel yazıtepe köyü.
.........Muhammed çelik...çelik abi... |
Köydeki
Çocukluğum
İstanbul mu, İzmir mi? !
Söz mü nerde doğduğum,
Güzeldir her birinden
Köydeki çocukluğum.
Günüm, erken başlardı
Oyuncağım taşlardı,
Söyleştiğim kuşlardı
Köydeki çocukluğum.
Kuzuydu belediğim,
Topraktı elediğim,
Olurdu dilediğim
Köydeki çocukluğum.
Geçerdi hayalimden
Baharda yeşil çimen,
Yuvarlanan orda ben
Köydeki çocukluğum.
Şimdi orda çiçekler,
Dalında kelebekler,
Baharı beni bekler,
Köydeki çocukluğum.
Emin Baydil |
yazıtepe
yaz geldi elmalar erikler oldu
ben özledim yazıtepe elmasını erini
sorarım herkese sular akar mı diye
yazıtepe de sular akar kirazlar olmuş
yazıtepe bekler gurbetçisini
gelsin kokusunu alsın diye yazıtepe
bekle yazıtepe gelecem elbet
nohutunu yolmaya yazıtepe
buğdayını biçmeye geleceğim yazıtepe
her zaman bakarım sana www.yazitepe.com
hasretimi atarım yazıtepe suyunu erini yiyemesem
içemesem suyunu hasretim sana yazıtepe
Mehmet Aydoğdu |
|