Düğün Akşamında Ayrılan Hayatlar, Hicranla Geçen Dört Sene

Halil İbrahim ŞAHİN

Yazarın şu ana kadar yazılmış 11 makalesi bulunuyor.

1919-20 Li Yıllar, Genç Mehmet, Muvazzaf askerliğini yapmış köyüne dönmüştür. Evlenme çağı gelmiş kendisine bir uygun eş aramaktadır. Köyün Güzel kızlarından birisi olan Fadime takılmıştır gözüne. Bir gün Fadime’yi Takip eden Genç Mehmet, meramını anlatmak ister, Fadime’yle konuşur seninle evlenmek istiyorum diye. Fadime utangaç bir köylü kızıdır, cevap vermez Mehmet’e, Mehmet Korkutur Fadime’yi, ya benimle evlenmeyi kabul edersin yada seni kaçırırım. Fadime biraz korku biraz endişe içinde tamam der, iste babamdan verirlerse evlenirim seninle.

İşte bu hikâyenin başlangıç noktası burasıdır. Memleket yıllardır savaşlarla meşguldür. Yunan Askerleri İzmir’i Manisa’yı işgal etmişler Uşağa doğru ilerlemektedirler. Ama Hayat devam etmektedir, iletişim çok kısıtlı şimdiki gibi anlık iletişim yoktur. Bizim genç Mehmet Dünürcüsünü gönderir Fadime’nin babasına. Verirler Fadime’yi bizim Mehmet’e Söz, nişan nikâh neyse yerine getirilir. Düğün günü gelmiştir. Düğünün son günüdür, Gelin alayı, Seyman alayı harman yerinde dolaşmaktadır. Köyümüzün Killik üstü tarafından bir tabur asker görünmüştür. Genç Mehmet’in içi alev alır askerleri görünce. Belli ki yunan işgal kuvvetlerine karşı bir taarruz söz konusu olmuştur. Mehmet’inde gitmesi gerekir, fakat gelin atın üstünde düğün bitmemiştir henüz. Askerlerin kumandanı, gelir köy ayanının (Muhtarın Eski ismi Ayandır) yanına. Köyde eli Silah tutan her erkeği askere alınması lazım İstiklal harbi başlamıştır der.

Tabi Mehmet’inde sefere gitmesi lazım, fakat gelin eve yeni inmiştir. Bir gece bile kalmamıştır eşinin yanında. Mehmet’in Babası ve Köyün Ayanı, Kumandana yalvarırlar ne olur bu gecelik kalsın Mehmet yarın size biz bu çocuğu yetiştiririz derler. İzin alınır ve Mehmet Bir gece kalabilir sevdiği eşinin yanında.  Gidiş o gidiştir işte Tam dört yıl ne haber alınır Mehmet’ten ne selamı gelir. Ölmüş müdür, esir mi düşmüştür kimse bilmez. Devlet yoktur gidip sorulsun, tam dört yıl sürer bu hüzünlü gurbet.

Mehmet Afyondan başlayacak taarruz için Dumlupınar tarafına gider Ahar dağından. Afyondan başlayan harekât yunan ordularının kaçışmasıyla birlikte sürekli iner ege ovasına doğru. Yunan Askerleri nesi var, nesi yok bırakırlar ve ancak canlarını kurtarmanın derdindedirler.  Savaş günlerce sürer, Savaş meydanı Manisa’nın Salihli İlçesi bin tepeler mevkiinde devam etmektedir.  Sıcak yaz günüdür, Mehmet ve birkaç arkadaşı Salihli ovasının sıcağından bitkin vaziyette bir ağaç gölgesinde serinleyelim derlerken kaçan yunan askerlerine esir düşerler. Yunan Askerleri alırlar bunları yanlarında götürürler Atina’ya.  Tam 4 yıl sürer esaret hayatı Mehmet’in. Çok sıkıntı ve eza görmüştür. Bu dört yıl içinde ne bir mektup, ne bir haber gönderebilmiştir memlekete, eşine, ana ve babasına.

Köyde kalan Fadime ise bütün köylüler gibi yunan askerlerinin işgalinden korkularına Yaşlı Babası ile birlikte Muhacir gitmişler sandıklı taraflarına. Aylarca oralarda ser sefil hayat yaşamışlar. Dile kolay dört yıl haber alamadığı eşini her gün bir ümitle beklemiştir vefalı eş. Birçok insan Mehmet Askerde şehit olmuştur, gençliğini geçirme evlen başkaları ile diye söyledilerse de dinlememiştir hiç birini. Sabırla ümitle beklemiştir asker eşini.

1923 Lozan Anlaşması ile esirlerin mübadelesi yapılmış ve Esaret hayatından kurtulmuştur Mehmet. Ser sefalet içinde günlerce geçen bir yolculuğun ardından gelmiştir köyüne. Bir Akşamüstü kimselere görünmeden gelir evine. Ama ev harabeye dönmüş, Ana Babası Başka köye göç etmiş, Eşi Fadime baba evinde midir, evlenmiş midir bilmez Mehmet. Evinin o perişan hali burkmuştur içini. Bir an terk edeyim gideyim buraları diye geçirir içinden. Ama gönlü elvermez eşinin halini öğrenmeden gitmeye. Belki der bekliyordur evlenmemiştir bir başkasıyla.

Bahçe aralıklarından Kayınpederinin evine giderken halası çıkar karşısına, görünmek istemez halası da olsa tanınmadan gitmek, öğreneceğini öğrenip, vurup çıkıp gitmek istemektedir. Fakat Hala tanır yeğenini. Sarılır boynuna ağlar, ağlar, ah Mehmet’im nereye gidiyorsun sen senelerdir gözyaşı döküyoruz, hanımın perişan halde seni bekler diyerek hüzünle sevinci birlikte yaşamıştır.

Halasından öğrenir her şeyi Mehmet, Hanımının senelerdir gözyaşları ile beklediğini. Gider eşinin yanına, eşini kapıda gören Fadime neye uğradığını bilemez. Nutku tutulur, heyecandan dili lal olur sanki. Ne zaman sonra kendine gelir, ağlar, ağlar gözyaşları ile dinlerler bir birilerini. Hüzün ve sevinç aynı anda yaşanır Şahan oğlu Ali’nin evinde.

İşte bu seneden sonra Hayat yeniden başlar Abbas oğlu Mehmet ile Şahan Oğlu Alinin kızı Fadime için. Bu evlilik tam 55 sene devam eder, ta ki 1974 senesinde köyümüzün ilçeye giden aracı İmirez köyü yakınlarında kaza yapana kadar. Bu kazada Dedem Mehmet ŞAHİN vefat eder.  Bu evlilikten 6 erkek, 3 kız evlat meydana gelir. Bu 55 seneye ne sevinçler, ne hüzünler sığdırırlar Mehmet ve Fadime çifti. Her birisi bir yazı konusu olacak yüzlerce hatıralar vardır 55 yıllık hayatlarında.

Yazıdan da anlayacağınız gibi Abbas oğlu Mehmet Rahmetli Dedem, Şahan oğlu Ali Kızı Fadime’de Rahmetli ebemdir (Babaannem).

Allah ikisine de gani, gani Rahmet eylesin. Mekânları Cennet olsun. Tüm Geçmişlerimize Fatihalar olsun inşallah.

Bir başka hatırada buluşmak ümidiyle…

Eşi için Fedakarlık Yaptığını Sanan Günümüzün Çiftlerinin kulakları çınlasın :))) 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 12 YORUM
  1. Ümit Özcan dedi ki:

    ÇOK GÜZEL PAYLAŞIM YAPIYORSUN AMCACIM ELLERİNE YÜREGİNE GÖNLÜNE SAGLIK ALLAH RAZI OLSUN BÖYLELİKLE RAHMETLİ FADİME EBEMİZİ VE MEHMET DEDEMİZİN MEKANLARI CENNET OLSUN:))

  2. Asım Toy dedi ki:

    Allah rahmet eylesin rabbim cennetine nail eylesin

  3. Asım Toy dedi ki:

    Ehli sünnet olan insanları görünce aglamaktan kendimi alamıyorum dinimize camiamıza çok emekleri gecti rabbim gani gani rahmet eylesin

  4. CB dedi ki:

    Yine çok güzel bir hatırayla vurdunuz kalbimizin ortasından.

  5. Nihat Dartılmak dedi ki:

    Allah mekanını cennet eylesin.. Gerçekten duygulanarak okudum.. Olayın konusu çok hüzünlü bir o kadar da anlatım…

  6. Nihat Altun dedi ki:

    Gerçekten çok duygusal ve ibretlik.

  7. Muhammed Ünsal dedi ki:

    yeni nesil hanımefendi ler beyefendi ler okusun özellikle şimdi karı veya koca bir gün ilgi göstermesin ertesi gün boşanma vay arkadaş biz kimlerin torunuyuz okusun lar da ecdatları atalari eşine ne kadar kıymet veriyormuş anlasınlar da elin gavuruna değil atalarına özensinler ki benliklerin den kültürlerinden uzak kalmasinlar. RABBİM İKİSİNİN DE KABRİNİ NUR MEKANINI CENNET EYLESİN.

  8. Ali Topkaya dedi ki:

    Çok güzel yazmışsın dayıoğlu,eline sağlık.Emeği geçen herkesden Allah razı olslun.
    Ebeme de,dedeme de rabim rahmet eylesin,mekkanları cennet olsun.

  9. H.Gökpınar dedi ki:

    Allah rahmet etsin mekanları cennet olsun hüzün le okudum

  10. Kadir Çulha dedi ki:

    Yüce rabbim tüm gecmişlerimiİn mekanını cennet etsin hoca dedemizin resmini her gördüğümde o malum kaza anı hep gözümün önüne geliyor kabirleri cennet olsun

  11. Mesut Acar dedi ki:

    mekanları cennet olsun

  12. Bayram Şahin dedi ki:

    Ecdadımız ne sıkıntılar yaşamışlar hayatları çile dolu bize bu cennet vatanı meccanen bırakmışlar çektikleri onca sıkıntıya rağmen hiç isyan etmemişler hep tevekkül içinde sabırla sürdürmüşler hayatlarını. Ama bizler onlara layık torunlar olamadık dini celili İslam için vatan için en ufak sıkıntılara katlanamıyoruz yarın ecdadımızın yüzlerine nasıl bakacağız onu da bilmiyorum Allah cümlemizi onlara layık evlatlar torunlar eylesin.. ( Sevgili Cuma ağabeyciğim bunca tarihi hadiseyi derleyip toparlayıp bıkmadan üşenmeden saatlerce mesai sarf ederek bizlere ulaştırdığın için yakın tarihimizden bilhassa köylülerimizin hayatlarından kesitler sunduğun için Allah senden ebeden razı olsun eline yüreğine kalemine sağlık bunu abim olduğun için söylemiyorum nice zahmetlerle yaptığını bildiğim için söylüyorum menfaatsiz adımın bile atılmadığı dünyamızda senin meccanen bu işlerle uğraşman takdire şayan değil de nedir seni çok seviyoruz Allah hayırlı uzun ömürler versi.) Allah dedemin ve ebemin kabrini cennet eylesin.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: