Açlığın ve Istırabın Zirvesinde Kabul olan dua

Halil İbrahim ŞAHİN

Yazarın şu ana kadar yazılmış 11 makalesi bulunuyor.

Sene 1925-1926lı yıllardır. Memleket savaşlardan çıkmış yorgun bitkin vaziyettedir. Cumhuriyet yeni kurulmuş, devletin kurumları tam teşekkül etmemiş, fakirlik acı ıstırap kol gezmektedir.

Yıllarca savaşlarla uğraşan Anadolu insanı açlık ve sefalet içinde yaşamaktadır.  Eli Silah tutan tüm erkekler savaşlarda ya şehit olmuş ya da esaret altında kalmış ve köyler tarlalar analara kalmıştır. Analar bacılar kadın başlarına ekip biçmeye ve evlatlarını doyurmaya çalışmaktadırlar.

Anadolu insanı imtihan üstüne imtihan olmaktadır. Yıllardır savaşla olan imtihan bitmiş bu sefer tabii afetler baş göstermeye başlamıştır. İnsanlar zaten kara sabanla, birkaç dönüm araziyi ancak ekebilmektedir. Birde üstüne “Çekirge İstilası” olunca birkaç yıl üst üste yeşil yaprak adına bir şey kalmamış, çekirgeler yalayıp yutmuştur. Öyle ki, köylünün kenara bıraktığı ceketini, heybesini torbasını bile yiyecek kadar çekirge istila etmiştir köyleri.

İşte böyle açlığın sefaletin kol gezdiği yıllarda köylüler karınlarını doyurmak için doğada ne varsa yemişler onlarla beslenmeye çalışmışlardır. Bu sıkıntılı dönemde köylümüzün gelir kaynaklarından birisi ise meşe kömürü çıkarmaktır. Köyümüzün Dolatgazı ve sarıçam güneyi taraflarında azatlardan ve meşe ağalarından kesip toprağın altında alevsiz şekilde yakarak kömür elde edilir ve Sandıklı’da Uşak’ta zenginlere satarak geçim temin etmeye çalışılır.

Çocuklarını aç koymamak için onca sıkıntıya göğüs geren Anadolu Analarından birisidir, Fadime Ana. Her gece sabaha yakın kalkar ve kömür yakmak için dağa çıkar, odun keser günlerce. Bu odunları toprağın altına döşer yakar rutin iştir bu onun için. İşte böyle bir gün kaç gündür ekmek bulamamıştır Fadime Ana, açta olsa işine gider ve öğlen sonuna kadar çalışır kömür işinde. 1,5 Yaşlarında oğlu vardır tazecik. Ana doymadığı için bebekte doymamaktadır ve ana çalışır bebek ağlar, ana çalışır bebek ağlar.

Ağlaya ağlaya dermanı kesilen küçük yavru uymaya durur. Fadime ana yorgun bitkin ve gözyaşları arasında köye dönmek için alır küçük yavrusunu sırtına köyün yolunu tutar. Yolu Dombalak yolunun gedik kaşı mevkiine gelir. Küçük bir yokuş vardır bu alanda bilenler bilir. Bu yokuşu çıkamaz Fadime ana dizlerde dermen kalmamıştır. Gözleri yaşlı yüreği ezik ıstırap içinde o yaz sıcağının altında biraz dinlenmek için yol kenarındaki ağaçların altına oturur.

Gözlerinde yaş dudaklarında dua yalvarır Allaha ya rab görüyorsun halimizi diye hıçkırıklar boğazında düğümlenir. Gözyaşları içinde otururken birde ne görsün hemen yanındaki tarlanın içinde bir karınca yuvası yuvanın üstünde büyükçe kar gibi parlaya bir yufka ekmeği. Önce tereddüt eder, acaba birileri kuruması için mi koydu diye etrafa bakar, ama kimse yok.  Hemen kalkar ekmeği alır kurumuş gazel olmuş bir tek yufka ekmeğidir. Alır ve bir güzel yer o güzel nimeti.

Yaşanan bu hazin olayı kendi dilinden söyle anlatır Fadime Ana; o yufkayı yer yemez Allah yavrum için anında süt verdi. Küçük yavrum doyasıya emdi ve yüzü gülmeye başladı. Benimde dizlerime derman geldi.  Ben inanıyorum ki bu yufkayı Mevla’m küçük yavrum için oraya koydu diye senelerce anlatır bu hazin hikâyeyi.

Kimdir bu fakirliği ve yoksulluğun zirvelerini yaşamış hayatı boyunca israfa karşı olmuş bir ekmek kırığını bile israf edilmesine gönlü razı olmayan Anadolu Anası. 94 Yaşına rağmen dilinden zikri ve şükrü hiç eksik etmeyen Rahmetli Abbas Oğlu Mehmet Hocanın Hanımı, Babam İsmail Şahin’in anası ve benim Hayatımda çok kıymetli yeri olan Fadime ŞAHİN, Ebemdir. 1,5 Yaşındaki o küçük bebek ise şu an 90 küsur yaşındaki Babam İsmail Şahindir.

Allah Rahmetli ebeme gani, gani rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun, tüm geçmiş atalarımızın kabri nur olsun inşallah. Babama da hayırlı uzun ömürler versin.

İşte sevgili Dostlar; hani bizler bu ekmek bayat, bu yemek yenilir mi bu tatlının şekeri az olmuş deyip burun kıvırıyoruz ya. Allah bizi açlıkla imtihan etmesin. Bizleri bu hale getiren atalarımız bu imtihanı çok ama çok ağır verdiler. Bizlerde Bu imtihanı yaşamadan nimetin kadrini bilelim. Nimet şükür ister eğer şükrü eda edilmezse elden alınır.

 * * *

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 15 YORUM
  1. Bayram ŞAHİN dedi ki:

    Gözyaşları içinde okudum köyümüzde yanımızda yöremizde ne değerli insanlar varda haberimiz yok. Emeğine yüreğine sağlık Abiciğim Allah senin gibi tarihine kültürüne sahip çıkan insanları aramızdan eksik etmesin ve hayırlı uzun ömürler versin…

    1. admin admin dedi ki:

      “Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez” Bu bir düsturdur. Bütün Çabamız geçmişimizi unutmamak unutturmamak. Bu hatıralara sahip çıkan herkese ve iltifatınız için Şahsınıza çok teşekkür ederim.

  2. ALLAH Fadime Ebeye Gani Gani Rahmet Etsin Hacı İsmail Amca yada Uzun Ömür Versin
    Sayın Cuma ŞAHİN Abi Yüregine Kalemine Saglık Senin Sayende Cok Seyler Ögrenecegiz
    ALLAH Seni Basımızdan Eksik Etmesin Bunları Bizimle Paylastıgın İçin Cokk
    Teşekkür Ediyorum Saygılarımla

    1. admin admin dedi ki:

      Çok Teşekkür ederim bu güzel duaların için. Allah sizlerin Ölmüşlerine rahmet hayatta olanlarına hayırlı uzun ömürler versin inşallah.

  3. CB dedi ki:

    Göz yaşları içinde okuduğum bir yazı. Başka yazılar için sabırsızlanıyorum.
    Bu arada sitenin yeni hali çok daha güzel olmuş. Sadece renkler biraz “değişik” geldi gözüme. Başarılar dilerim.

    1. admin admin dedi ki:

      Çok Teşekkür ederim. Allah razı olsun sitenin renk seçeneği opsionlu aslında istediğimiz anda değiştirme imkanı var ama biraz farklı bir renk olsun istedim yakında rengi değiştireceğim.

  4. Kadir Çulha dedi ki:

    Mekanın cennet olsun köyümüzün melek ebesi

  5. Ali Osman Dincer dedi ki:

    Allah cennetlik kullarından eğlesin mekanları cennet olsun

  6. Emine Yıldız Öztürk dedi ki:

    Allah kabrini cennet etsin mekanın nurlarla dolsun çok emeği vardır üzerimizde Fadime ebe

  7. Kazım Toy dedi ki:

    Mekanınız cennet olsun

  8. Rıfat Bulut dedi ki:

    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

  9. Hüseyin Demir dedi ki:

    Mekânları cennet olsun

  10. Şükrü Yilmaz dedi ki:

    Savaştan çıkmış bir toplumun acı ıstırabını sırtlamış sırtına amma, kurtuluşun mutluluğu bütün çileleri unutturmuş, öz vatanında; Ahmet Ye-sevi, Yunus ve Mevlana gibi hoş görü ile sevgi kültürünü gün geçtikçe değer kazanmış bir toplum neferi ve Osmanlı kadını olmanın mutluluğu içinde hayata veda etmiştir. Allah rahmet etsin..

  11. Neslihan gürgen dedi ki:

    Annemle birlikte ağlayarak okuduk çok anlamlı insana her halimize şükretmemiz gerektiğini hatırlatan bir yazı emeğine yüregine sağlık dayıcım. Fadime ebemi hayal mayal hatırlıyorum çok çileler çekmiş rabbim nur içinde yatırsın mekanı cennet olsun inşallah.

    1. admin admin dedi ki:

      Çok Teşekkür ederim Dayıcığım Okuduğunuz için. Bizde bu güzel hatıraların unutulmaması için gayret gösteriyoruz. Sizlerde okuyunca şevkimiz daha artıyor. Herkese selamlar…

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi: